top of page

Bozo Yok ki …

  • 17 Ara 2025
  • 2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 25 Ara 2025



Sabah işe zar zor geldim. Her şey zaten içimde eziliyorken, telefonuma bir bildirim geldi. “ Bozo’ nun dış parazit uygulama zamanı geldi.” Otomatik bir mesaj… Soğuk, duygusuz sadece sistemin hatırlattığı bir bilgi ama kalbime bıçak gibi saplandı.

Bozo yok ki…


Sanki biri hayatımdan çıkmamış da, elimden takvimi söküp atmış gibi… Her hatırlatma canımı daha çok yakıyor. Sabah sabah zaten zorla tutunuyorum güne. İşe gelmek, insan içine karışmak, gülüyor gibi yapmak.. çok zor. Ama bu mesaj .. Hiç iyi olmadı. İçim kırıldı. Gözyaşlarım durmadı. Bir mesajla, bir anda tüm o acı ilk günkü gibi üzerime çöktü.


Bozo çok sessizdi. Uysal, nazik, içli bir çocuk gibiydi. Veterinere giderken sesi çıkmazdı hiç. Sanki her şeyi anlayan bir yanı vardı. O gece, hayvan hastanesine ilk kez gittiğimizde çantasından çıkarıp kucağıma almıştım.


Kucağımda bebek gibi sarıldı, oturdu. Öyle bekledik. Bekleme salonunda başka pati aileleri de vardı. Kimi endişeliydi, kimi çaresiz. Dualar ettik birbirimize, gözyaşlarımızı paylaştık. Ama herkes Bozo’ ya bakıp gülümsedi. O iri gövdesiyle, tatlı bakışlarıyla bir bebek gibi oluşuna şaşırdılar. Bozo o anda bile başkalarının içini ısıtmayı başardı.


İlk müşahede sırasında o sessiz meleğim, idrar torbası boşaltılırken ilk defa öyle feryat etti. İçimizi yaktı o sesi. Gözleriyle bana baktı. Ne olduğunu anlamamıştı ama çok acı çektiğini biliyordum. Dayanmak zorundaydık. Mecburdu…

Sonra tekrar çıktık bekleme salonuna. Verdikleri kumun başında saatlerce oturduk. Ben yere çöktüm, gözünün içine bakarak, ellerini tutarak “ hadi oğlum” dedi. O da bana baktı ama olmadı… Yapamadı.


Ve hastanede kalması gerekti. Bozo’nun ilk kez hastanede kaldığı geceydi. İlk kez sağlıkla ilgili bu kadar büyük( diş çektirme ve gözyaşı kuruluğu dışında) bir durum yaşamıştık. Eve Bozo’suz döndüm. Nasıl bindim o arabaya, nasıl eve gittim bilmiyorum. Ağlaya ağlaya geçti o yol.


Hatırlıyorum… Evde hasta halini görüp, sarıp sarmalayıp hastaneye götürürken “ Hayır şimdi değil” diye ağlamıştım. Şimdi düşünüyorum da, sanki içim o anda her şeyi hissetmiş. Sessiz bir veda başlamış gibiymiş…

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page