İçini Açmadan İçinden Anlayanlar…
- Ali Batmaz
- 7 Oca
- 1 dakikada okunur

Sanırım kayıpların, derin acıların en zor taraflarından biri de şu: Acıyı iliklerine kadar yaşarken, aynı anda hayatın senden kaldığın yerden devam etmeni beklemesi…
İçin yanıyor, kalbin sıkışıyor ama işe gitmen gerek. Bir şeyler yapman, konuşman, gülümsemen… Çünkü yapmazsan kimse senin yerine yapmayacak. Zaman dışarıda su gibi akarken, senin içinde durmuş oluyor. Bir adım bile zor gelirken, dışarıdan bakınca güçlü görünüyorsun. Bazen o kadar iyi maske takıyoruz ki, insanlar “hiçbir şey olmamış gibi” sanıyor. Ama biz biliyoruz. İçimizde kopan fırtınayı, zorla tuttuğumuz gözyaşlarını…
Ve bu yüzden, tebrik etmeliyiz kendimizi. Her sabah o yatağı terk ettiğimiz için, o acıyla yine bir şekilde devam etmeye çalıştığımız için…
Anlatmak kolay değil, anlatınca anlayan da pek olmuyor. O yüzden susmak bazen en büyük gücümüz oluyor. Dert halden anlayana… Diğerleri için ise sadece “herkesin bir derdi var” cümlesinden ibaret. Varsın öyle sansınlar. Biz kendimizi biliyoruz. Ve bazen bu bile yeter.
Bu yüzden www.bozodansonraben.com sadece bir site değil, aynı yerden yaralanan kalplerin birbirini sessizce anlayabildiği bir alan… Burada kimse acısını kanıta dökmek zorunda değil. Bir bakış, bir cümle, bir nefes… Yetiyor birbirimizi anlamaya… Çünkü gerçek acıyı, gerçekten yaşamış olan bilir. Ve o yüzden biz sadece bizi bilenlere gösteririz en çıplak, en savunmasız halimizi. Bu yolculukta, yüreklerimizle birbirimize eşlik ediyoruz. Kalbinde bu sevgiyi taşıyan herkes, hiç konuşmasa da burada hep anlaşılacak, şefkatle desteklenecek…
Bozo’ dan sonra ben aslında hepimiz… Birbirimize benzeyen ama bir o kadar da kendine has hikâyelerle, aynı gökyüzüne bakan insanlarla dolu ve artık bu sessiz anlaşmalarla örülü dünyamızda, kimse yalnız değil.


Yorumlar