Bozo’ dan Sonra Doğan Güç
- 25 Ara 2025
- 1 dakikada okunur


Bozosuz geçen altıncı gün… Tüm planlar iptal. Hayatım, artık çok net bir şekilde ikiye ayrıldı: Bozo varken ve Bozo’ dan sonra.
Bozo hayattayken heves ettiğim her şeyin artık bana yabancılaştığını fark ediyorum. Gitmek istediğim yerler, almak istediğim şeyler, sepetime ekleyip sonra tekrar tekrar incelediğim küçük sevinçler, not aldığım listeler… Hepsi bir başkasınınmış gibi. Çünkü o insan, ben değilim artık.
“Çünkü en çok istediğim artık yok.”
İnsanlar doğal olarak yas sürecinde olduğum için böyle hissettiğimi sanıyor. Elbette acım taze, elbette hüzün içime yerleşmiş durumda . Ama bu sadece yas değil. Bu, bir dönüşüm. Bozo’ yu kaybetmek beni yıktı sanıyorlar, ama bilmiyorlar ben yeniden inşa oluyorum. Sabahları zorla hazırlanıyorum, aynaya bakmak, dışarı çıkmak ayrı bir mücadele. Ama bu acının içinde bana güç veren bir şey doğuyor: “Bozo’ yu yaşatmak.”
Yazdığım her satır, attığım her adım beni hayata bağlıyor şimdi. Her cümlemde onun sesi, her niyetimde onun izi var. O sevgiyi hiç tatmamış olsaydım, belki de bu kadar derin yazamazdım. Ama ne yazık ki o kadar büyük bir sevgiyi tanımanın bedeli, o kadar büyük bir acıyla geldi. Ve evet, eğer bu acıyı yaşamasaydım, yıllar sonra kalemi elime tekrar alamazdım.
Hayat nasıl bir plan yapıyor, gerçekten bilinmiyor. Bozo’ yla hep birlikte geçecek nice yıllar vardı kafamda. Ama hayat, başka bir plan yapmış bizim için. Acısıyla, boşluğuyla şimdi bu planın içindeyim. Çok acı vererek de olsa beni başka bir yola yönlendiriyor. Kendi gücümü tanımam, başka canlara dokunmam için kapılar açıyor.
Kırık bir kalpten sızanlara artık direnmiyorum. Bozo’ yla yazılmış bu hikayenin sonu değil, başka hayatlara umut olacak bir başlangıç olduğuna inanmak istiyorum.


Yorumlar