Kalbimde Açan Bozo Çiçeği…
- Ali Batmaz
- 31 Ara 2025
- 1 dakikada okunur

Kaybettiğin canını özlemek tarif edilemeyecek kadar zor bir duyguymuş… Ne gittiğin yer ne yaptığın şey ne de yanında olan insanlar hafifletebiliyor o hissi. Yanı başında nefes alışına, sesine, bakışına alıştığın birinin bir anda sessizliğe karışması, alışkanlıklarının boşluğa dönüşmesi öyle bir çörekleniyor ki içine, nefesin yetmiyor. Kalpte öyle bir yer açıyor ki hiçbir şey dolduramıyor.
Bazı anlar oluyor ki özlem dalga dalga büyüyor. Bir bakış, bir fotoğraf, bir eşya hepsi alıp seni ona götürüyor. Sırtının tam ortasına bir ağırlık çöküyor. Dokunmak isterken ellerinin havada asılı kalmasının, ne kadar zor olduğunu yaşayan biliyor. Ne zaman biteceğini bilmediğin ama hiç bitmeyeceğini hissettiğin bir bekleyişi… Sadece gerçekten bekleyenler anlayabiliyor.
Sevgi ne kadar büyükse, özlem de bir o kadar derin oluyormuş. Ve hiç geçmiyormuş. Sadece onunla yaşamayı öğreniyormuş insan.
Özlemle yaşamayı öğrenmek, önce eski halinle vedalaşmakla başlıyor. Çünkü o büyük kayıptan sonra hiçbir şey aynı kalmıyor. Gülüşün değişiyor, bakışların, hatta sessizliğinde bile başka bir dil konuşuyor artık. Eskiden “ben” dediğin kişi yavaşça siliniyor ve yerine, acının, sevginin ve özlemin şekillendirdiği yeni bir “sen” geliyor.
Daha az konuşan ama daha çok anlayan, sevdiğini yaşatarak yaşayan, acıyla yoğrulmuş ama şefkatle genişlemiş bir kalbin sessiz gücüyle, sadece bir varlık değil bir anlam olmak isteyen bir yürekle, kalpten kalbe dokunmak için yola çıkan bir sevgiyle:
Yaralı ama iyileştirmeyi bilen, eksilmiş ama başka canlara tamam olmaya niyetli bir sen…


Yorumlar