Patron Benim…
- senelburcu87
- 25 Ara 2025
- 1 dakikada okunur


Bir gün evde temizlik vardı ama acil bir işim çıkınca ablamızı yalnız bırakıp çıkmak zorunda kaldım. Aradan çok geçmedi, telefon çaldı. Ablamız arıyor ama konuşamıyor… Gülmekten kelimeleri toparlayamıyor.
“Bozo artistlik yapıyor” diyor. Süpürge açılacaksa aheste aheste geçip koltuğa kuruluyormuş, sonra gözlerini dikip bakıyormuş. Balkona gidecekse önce bir yürüyüp, ardından iki kere dönüp bakıyormuş. Sanki “ Burası benim evim, sen kimsin?” dermiş gibi
Ben telefonda onun kahkahalarından oğlumu gözümde canlandırdım. Birlikte geçen yıllarda Bozo’ yu öyle iyi tanıyordum ki, o küçük efe haliyle, ciddi ciddi dik bakışlarıyla, şebekliklerini saklamayan, sessiz ama bir o kadar iddialı “ patron benim” duruşuyla.. O an evde olamadım ama Bozo’ nun karakteri kahkahalarla telefonun diğer ucundan geçti içime.
Bu tatlı ve komik anıyı yazarken, o anı tekrar yaşıyor ve gülümsüyorum. Kalbim kırık ama Bozo’nun bıraktığı neşe, sevgi ve hatıralar yüreğimin en özel köşesindeki ışık gibi parlıyor.
Evet, hayatımın en güzel patronuydu. Kurallarını sevgiyle koyan, sınırlarını bakışıyla çizen, sessizliğiyle bile kendini anlatan, her haliyle hepimizin kalbine dokunan, kanatsız bir melek, eşsiz bir ruhtu.


Yorumlar