Şişko Değil, Bozo!
- 20 Ara 2025
- 1 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 25 Ara 2025


Bozo kiloluydu, evet ama şişko değil… Onun tombulluğu, onu daha da tatlı yapardı. Dolgun yanakları, yumuşacık göbeği, kucağıma yayıldığında verdiği o ağırlık… Hepsi onun bir parçasıydı. Onu Bozo yapan şeylerden biriydi.
İnsanlar onu severken bazen “şişko” derdi. Gülerlerdi, şirin buldukları sevdikleri için öyle söylerlerdi ama ben her seferinde içten içe sinirlenirdim. Çünkü bana göre o kelime sadece bir betimleme değil, bir küçümseme gibi gelirdi. “Benim oğlumla dalga geçiyorlar” gibi hissederdim.
Sanki o da alınıyor, utanıyor, içine kapanıyor gibi gelirdi bana. Belki sadece ben üzülüyordum ama o üzülmüş gibi düşündüğüm için daha çok üzülürdüm. Bozo bir kediden fazlasıydı benim için..
Aslında içimde hep o korku vardı. Belki de o yüzden “şişko” lafı bana çok dokunuyordu. Kilosu arttıkça sağlığı için tedirgin oluyordum. Sorumluluğunu taşıdığım bir candı. Her mama kabı doldurduğumda içim sıkılırdı. Hem mutlu olsun hem de sağlıklı kalsın isterdim.Oğlumun ileride yaşayabileceği sağlık sorunları hep aklımdaydı. Tombulluğunu seviyordum ama onu daha uzun yaşatmak istiyordum. Onunla daha çok yıl geçirmek…
İçten içe üzülüp, endişelensem de kilosu, bakışı, suskunluğu, mırlaması, dokunuşu.. Hepsiyle tam bir pamuk çocuktu. Onun göbeği benim için dünyadaki en güzel yastıktı. O sadece kilolu bir kedi değil, hayatımın en güzel ağırlığıydı.


Yorumlar